Üst üste aldığı yenilgilere bir yenisini ekleyen Orduspor 1. devrenin son maçında Trabzonspor karşısında 4-1 ‘lik bir malubiyet yaşadı ve sezonu yine yenilgiyle kapattı. Geçtiğimiz yıl Bankasya’dan Süper Lig’e çıkan Orduspor taraftarının da desteğiyle bugünlere kadar geldi. İlk haftalarda oldukça iyi performans sağlayan takım birçok spor adamının ve eleştirmenin gözbebeği haline gelmişken bir anda tepetaklak olan bir takım imajı sergilemeye başladı. Puan tablosunda liderliğe bile oturan Orduspor 26 yıl sonra tekrar esip gürledi.

Ancak 8 haftalık galibiyet perdesinin kapatılmasından sonra Metin Diyadin’in de istifasıyla takımdaki dengeler iyice bozuldu ve takım çok kötüye gitti. Şimdi takımın ve taraftarın tek umudu yeni bir yapılanma süreci, ancak unutmayın ki bu işler sadece Teknik direktör veya futbolcuyla olacak iş değil. Orduspor’un hemen her maçına gidiyorum. Taraftar grupları birbirinden bağımsız hareket ediyor, kapalı tribün desen boş… Tamamen susuyorlar 90 dk boyunca, ancak amigolardan biri kapalı tribüne gidecekte 3 dk süreyle onları gazlayacak 2 alkış yapacaklar, peh…

Yaş ortalaması 50 lere dayanan bir maraton var, onu da unutmamak gerekir. Ağızlarda sigara, kollarının altında hasırlar sanki sinema izlemeye gelmiş gibi gevşek gevşek oturan bir Orduspor taraftarı var ne yazıkki. Hadi bunları geçtim. Tamam herkes bağırmak zorunda değil, destek vermek zorunda değil, kendini paralamak zorunda değil… E be kardeşim neden kendi futbolcunun ” anasına, avradına, soyuna, sopuna ” küfür ediyorsun? Yazık değil mi futbolcuna? Yazık değil mi takımına? Bu adamların moralini bozmak senin 2 dudağının arasında ve bu kadar basit olmamalı. Bana göre stadın çeşitli noktalarına kameralar yerleştirilerek tüm stada hakim olabilecek şekilde bir sistem kurulmalı ve kendi futbolcusuna, takımına küfür eden, psikolojik olarak takıma negatif etki verecek hareketlerde bulunanları kesinlikle stada almamalılar. Bugün Orduspor’un tüm oyun disiplini üzerine kurulmuş Culio ‘ya bile küfür edilebiliyorsa bu taraftar Süper Lig keyfini hak etmiyor demektir.

Şimdi Metin Diyadin gitti, Fatih tekke kadroda yok, İ. Şahin kıçını kaldıramıyor, Sedat gibi bir defans oyuncusu takımda yok düzen sıfırlandı… Ne olacak bilmiyorum ama Orduspor’u zor günler bekliyor, umarım geldiğimiz gibi geri gitmeyiz.

Bundan böyle biz taraftarların üzerine düşen en büyük görev yılmadan ve yorulmadan takıma destek vermek, takıma köstek olanları ise dışlamak ve camiadan uzak tutmak. Burada biz gençlere de çok büyük sorumluluk düşüyor, 40 yaşını aşmış insanlardan takım için kendini yırtması zaten beklenemez ama küfür etmeleri de gerekmiyor tabi. En azından köstek olmaktansa, küfür etmektense sadece maçı izleyip stadı terk edebilirler işte o zaman gerçek başarıyı yakalamak için ilk adım atılmış olur ve takımın kendi sahasında, kendi evinde kendine olan güveni toparlanmış olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir